CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, Ev İşçilerinin Sorunlarını Dinledi  
CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu ev işçilerinin salgın sürecinde karşılaştıkları sorunlar hakkında bilgi a
12.04.2020
2340
Yazı Boyutu: A- A+
CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, ev işçilerinin sorunlarını dinledi

CHP’li Kaftancıoğlu:  

- Ev işçilerinin salgın döneminde yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için belediyelerimiz ile bizzat konuşacağım

İMECE Ev işçileri Sendikası Başkanı Ayten Kargın:

- Hastalığın stresi başka ama geçim sıkıntısı daha bir başka çünkü geçim sıkıntısı hastalıktan daha tehlikeli

- Merhamet edip bize sadaka versinler istemiyoruz. Bu bizim hakkımız

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu ev işçilerinin salgın sürecinde karşılaştıkları sorunlar hakkında bilgi almak amacıyla İMECE Ev İşçileri Sendikası Başkanı Ayten Kargın ile bir video konferans görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Kaftancıoğlu, ‘’Bu salgınlar emekçileri ancak öncelikle kadınları vurdu. Biz bu süreci hem emekçilerin hem de kadınların örgütlenmesi ile olabildiğince sağlıklı bir şekilde atlatacağız. Ev işçilerinin yaşadığı mağduriyetin katlanarak artmasından hareketle sizlere gerekli yardımların ulaştırılması konusunda belediye başkanımız ile bir görüşme yapacağım’’ dedi. Kargın ise ‘’ Hastalık gerekçesiyle işten uzaklaştırma gündelik çalışan kadınlarda çok daha fazla. Bizim ev işçileri olarak ev işvereninin merhametine kalmamamız gerekiyor’’ şeklinde konuştu.

‘’Haklarımız var’’ başlığı altında toplumdaki güvencesiz kesimler ve meslek gruplarından temsilcilerle gerçekleştirdiği toplantılarına devam eden CHP’li Kaftancıoğlu, dün de ev işçilerinin sorunlarını konuşmak amacıyla İMECE Ev İşçileri Sendikası Ayten Kargın ile video konferans aracılığıyla bir araya geldi. Görüşmede salgın sürecinde gerçekleşen işten çıkarmalar, sendikalaşma sorunu ve çözüm önerileri ele alındı. 

“Salgın öncelikle kadınları vurdu”

Kaftancıoğlu, ev işçiliğinin İş Kanunu kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarının devam ettiğini belirterek ‘’Türkiye’de 1 milyonun üzerinde ev işçisi var. Bu salgınlar emekçileri ancak öncelikle kadınları vurdu. Kadınların evde kalması daha fazla şiddeti doğurdu. Biz bu süreci hem emekçilerin hem de kadınların örgütlenmesi ile olabildiğince sağlıklı bir şekilde atlatacağız. Ev işçileri olarak size tanımlanan hukuksal haklarınızı kazanmış olsaydınız, salgın nedeniyle işe gidemeseniz bile iş hakkınızdan doğan kazanımlarınız olacaktı. Ne yazık ki o haklar elde edilemediği için salgın sürecinde evde kalmanız çalıştığınız evin merhametine kalmış durumda. Ancak bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu süreçte her ne kadar yasalar ev işçilerinin yasal statü veya haklarını korumuyor olsa da, salgın dönemi hepimizin dayanışmayla omuz omuza vererek atlatacağımız bir dönem’’ diye konuştu. 

“Ev işçileri için belediyelerimizle görüşeceğim”

Ev işçilerinin salgın sürecinde yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi ve gerekli yardımların yapılması amacıyla CHP’li belediyeler ile görüşeceğini söyleyen CHP’li Kaftancıoğlu, ‘’Ev işçilerinin salgın döneminde yaşadıkları mağduriyetin farkındayım. Bunun için belediyelerimiz ile bizzat konuşacağım. İstanbul’da ev işçilerine nasıl yardımcı olabiliriz diye bunun koşullarını oluşturmaya çalışacağım. birliktebaşaracağız.org adresin üzerinden, ev işçilerinin yaşadığı mağduriyetin katlanarak artmasından hareketle sizlere gerekli yardımların ulaştırılması konusunda belediye başkanımız ile bir görüşme yapacağım. Böylelikle az da olsa dertlere derman olunur. Mesele sosyal hukuk devleti olmaktır. Ne yazık ki sosyal hukuk devleti olunmadığında ev işçiliği başta olmak üzere dayanışmayla ya da işverenin insafıyla ayakta kalabilen bütün sektörler dertlerine çözüm bulamasa da ufacık bir merhem bulma arayışını giriyorlar. Salgın dönemleri zor dönemlerdir ancak dertler ne kadar büyük olursa olsun bizler sorunun merkezine insanı alarak çalışmaya başlarsak hep birlikte omuz omuza bu sorunların üstesinden gelebiliriz. CHP’li belediyelerimizde olaylara bu şekilde merkeze insanı koyarak ve hep beraber azından az çoğundan çok nasıl ortaklaşarak paylaşırız düşüncesi ile bakıyoruz.’’ dedi.

“Emekçiyi değil; sermayeyi koruyan bir anlayış var”

Konuşmasında salgın sürecinin sağlıklı bir şekilde atlatılması için bütün insanlara karşı eşitlikçi bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğinin altını çizen İl Başkanı Kaftancıoğlu, bu konudaki görüşlerini ‘’İnsanlara evde kal deniliyor ama onları evde tutmak için hiçbir şey yapılmıyor. Bu, ‘’virüsten ölmezseniz bile açlıktan ölebilirsiniz’’ anlamına geliyor. Biz kadim bir halkız. Bu toplum, bu tür zor zamanları birbirine dayanışarak ve yaralarını bu şekilde sararak atlatabilmiştir.  Ancak görüyoruz ki emekçiyi değil yine sermayeyi koruyan bir anlayış var. Dikkat ederseniz virüs ne zengini ne fakiri ayırt etmeden herkese bulaşabiliyor. Bizler de mücadelemizi herkesin haklarını bilerek ve onları ayırt etmeden sürdürmeliyiz. Düşünce şeklimizi değiştirip vatandaşımıza yönelirsek bununda üstesinden gelmememiz mümkün değildir. Evinde gündelik ya da aylık ev işçisi çalıştıran aileler dayanışmamın bir gereği olarak hakları olanı işlerine gitmeseler bile vermeleri gerekiyor. Ancak bu şekilde karanlık günleri aşarız. Bu süreç geçtikten sonra da ev işçisi emekçilerimizin haklarının kazanılmasında mecliste bizzat takipçisi olacağım. Sizin bu kararlılığınız ile birlikte bu günlerin çok uzakta olmadığını düşünüyorum. ‘’sözleriyle ifade etti.

“İşverenin merhametine kalmamamız lazım” 

Görüşmede ev işçilerini temsilen yer alan İMECE Ev İşçileri Sendikası Başkanı Ayten Kargın ise sürecin getirdiği ekonomik sorunların ev işçileri üzerindeki etkilerine değinerek ‘’Salgın süreci en çok emekçileri vurdu. Bu emekçiler arasında ev işçileri de var. Çünkü işveren kendi sağlığını koruma gerekçesiyle ev işçisinin işini sonlandırma hakkını kendinde görebiliyor.  Etrafımızda bu mağduriyeti yaşayan birçok ev işçisi var. Bu ev işçileri evlerinde yoklukla boğuşuyor. Ev içinde her iş kadının omzuna yüklendiği için doğal olarak maddi sorunlar da hane içinde önce kadınları vuruyor. Gündelik giden kadınlar bu konuda daha mağdur konumdalar. Hastalık gerekçesiyle işten uzaklaştırma gündelik çalışan kadınlarda çok daha fazla. Bizim ev işçileri olarak ev işvereninin merhametine kalmamamız lazım. Merhamet edip bize sadaka versinler istemiyoruz. Bu bizim hakkımız” dedi. 

“Geçim sıkıntısı hastalıktan daha tehlikeli”

Kargın, sürecin doğru yönetilememesinin sonuçlarının geçim sıkıntısı olarak geri döndüğünü belirterek ’’Süreç en başta uzmanlara bırakılsaydı çoktan biterdi. Eğer 15-20 gün insanlar karantinada tutulsaydı çok büyük sıkıntılar yaşamadan süreci atlatmış olurduk. Bu dönemde biz olmasak gençlerimiz, çocuklarımız geçinemezdi. Benim eşimin maaşı ile şuan iki aile geçiniyoruz. Daha zor durumda olan insanları düşünmek bile istemiyorum. Bu krizin bitiminde ne olacak? Dükkân kapatan esnaf da, işten çıkarılan işçi de mağdur olarak kalacak. Komşularımızdan hastalık haberleri geliyor. Virüs dibimize kadar geldi. Hastalığın stresi başka ama geçim sıkıntısı daha bir başka çünkü geçim sıkıntısı hastalıktan daha tehlikeli" diye konuştu.